“AGNÈS HAKKINDA HER ŞEY” – Karaköy Mono

Feminist hareketin sinemadaki en önemli temsilcilerinden Agnès Varda, İstanbul Modern Sinema’da

İstanbul Modern Sinema’nın Michael Haneke ile başlayan, Krzysztof Kieślowski, Chantal Akerman ve François Ozon’la devam eden retrospektif serisinin beşincisi Agnès Varda’ya odaklanıyor. Varda’nın bugüne kadar yapılmış en geniş kapsamlı toplu gösterimi olan Agnès Hakkında Her Şey programı 7-24 Mart tarihleri arasında sinemaseverleri bekliyor


İstanbul Modern Sinema, mart ayında Türk Tuborg A.Ş.’nin katkıları ve Fransız Kültür Merkezi, Filmmor Kadın Filmleri Festivali ve Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi işbirliğiyle, sinema tarihinin en özgürlükçü ve yenilikçi yaratıcılarından Agnès Varda’nın bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en geniş kapsamlı retrospektifine yer veriyor.

33 film gösterimi

Kendisini “yaratıcı-tanık” olarak tanımlayan yönetmenin, sürekli kendini yenileyen bir enerjiye sahip filmografisinin tamamına yakını Agnès Hakkında Her Şey programında izleyiciyle buluşuyor. Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden Varda’nın 19’u uzun metraj, 14’ü kısa olmak üzere 33 filmi program kapsamında gösteriliyor.

Programda yer alan filmler arasında Agnès Varda’nın büyüdüğü Sète yakınındaki bir kasabada yaşayan balıkçıların öyküsünü anlattığı ve sinemaya adım attığı filmi Paralel Yaşamlar bulunuyor. Varda, ünlü sinema tarihçisi Georges Sadoul tarafından Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden biri olarak değerlendirilen Paralel Yaşamlar’dan sonra beş kısa belgesel yaptı. Bunların ardından gelen ilk başyapıtı 5’ten 7’ye Cléo Cannes Film Festivali Altın Palmiye adayı oldu. Simone de Beauvoir’ın kürtaj hakkı için yazdığı manifestoya imza atan 343 kadından biri olarak feminist harekette etkin olarak yer alan Varda’nın 1975 yapımı Kadınların Cevabı: Bizim Bedenimiz, Bizim Cinsiyetimiz adlı belgeseli apayrı bir önem taşıyor.

65 yıllık kariyer

91 yıldır “hayatta olan ve merak eden”, 65 yıldır sinema yapan Agnès Varda’nın programda izleyiciyle buluşacak filmleri arasında 1990’lı yıllarda, kaybettiği eşi, ünlü yönetmen Jacques Demy’e adadığı belgeseller de yer alıyor. 2000’li yıllarda Toplayıcılar, iki yıl sonraki devam filmiToplayıcılar… İki Yıl Sonra, Agnès’in Plajları, fotoğraf ve yerleştirme sanatçısı JR ile birlikte yaptığı Mekânlar ve Yüzler (Visages, Villages, 2017) bulunuyor.

AGNÈS HAKKINDA HER ŞEY FİLM PROGRAMI

PARALEL YAŞAMLAR, 1954

7 Mart,13.00

Oyuncular: Philippe Noiret, Silvia Monfort

Agnès Varda’nın henüz 26 yaşındayken çektiği ilk filmi Paralel Yaşamlar Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden kabul edilir. La Pointe-Courte isimli bir balıkçı kasabasında yaşananları merkezine alan film, iki farklı hikâyeye odaklanır. Birinci hikâye balıkçı kasabasının olağan sorunlarını, buradaki gündelik yaşamı bir belgesel havasında ele alırken diğer hikâye, kasaba hayatının basit günlük koşturmacası ile zıtlık oluşturan bir ciddiyetle ilişkileri ve hayat üzerine sohbet eden genç bir çiftin konuşmalarını, yönetmenin fotoğrafçı geçmişinin izlerini taşıyan eşsiz bir görsellikle perdeye yansıtır.

5’TEN 7’YE CLEO, 1961

10 Mart, 16.00

Oyuncular: Corinne Marchand, Antoine Bourseiller, Dominique Davray

Agnès Varda’nın en sevilen filmlerinden 5’ten 7’ye Cléo aynı zamanda Fransız Yeni Dalga akımının en önemli filmlerinden. Zamanla eskimeyen, hep taze kalan film, genç ve güzel bir şarkıcı olan başkahramanı Cléo’nun kanser olduğunu öğrendikten sonraki iki saatini gerçek zamanlı olarak perdeye taşır. Genç ve güzel Cléo’nun falında açılan son kâğıt, ölümü işaret eder. Cléo çökmüştür: O akşam tahlil sonuçları eline geçecektir. Cléo, gerçek adıyla Florence’ın yaşamı, o gün saat 17.00’den 18.30’a allak bullak olacaktır. Cléo aynı zamanda o güne kadar en önemli şey saydığı benmerkezci kişiliğinden koparak yaşamın acımasızlığını keşfedecek ve başkalarına açılacak, bu süreçte kamera; oyuncu ile izleyiciyi, güzelliğin ve aşkın ölüm karşısındaki kırılganlıklarıyla bir araya getirecektir.

MUTLULUK, 1964

21 Mart, 19.00

Oyuncular: Jean-Claude Drouot, Marie-France Boyer, Marcelle Faure-BertinAgnès Varda üçüncü uzun metrajlı ve ilk renkli filmi Mutluluk’ta, sinema dilini daha da vurgulu kılan gerek renkler gerekse Mozart’ın müziklerini oldukça etkili kullanıyor. İlk bakışta kuşku uyandıracak ölçüde basit görünen filmin amacının tam da bu olduğu söylenebilir. Genç ve yakışıklı marangoz François, terzi eşi Thérèse ve iki çocuklarıyla birlikte “kusursuz” bir hayat sürmektedir. François bir gün postane çalışanı Émilie’yle tanışır ve birbirlerine âşık olurlar. François iki kadını da sevmekte ve ona kalırsa bu durum, etrafına daha çok mutluluk saçmasından öte bir sonuç doğurmamaktadır. Erkeğin bu çokaşklılığı Thérèse ve Émilie’yi nasıl etkileyecek, “mutluluk tablosu” nasıl bir şekil alacaktır?

ASLANLARIN AŞKI (… VE YALANLARI),1969

14 Mart, 15.00

Oyuncular: Viva, Gerome Ragni, James Rado

Film, Hair müzikalinin bestecileri Gerome Ragni (Jim) ve James Rado’nun (Jerry), Andy Warhol’un oyuncularından Viva’nın Hollywood’daki evinde geçirdikleri bir haftayı, doğaçlama hissi veren bir kurmaca hikâye ile perdeye yansıtıyor. Dönemin önemli suikastlarının televizyon görüntüleri eşliğinde ilerleyen filmde Jim, Jerry ve Viva, hayatlarıyla ilgili farklı deneyimlere odaklanmaktadır. Amerikalı feminist sinemacı Shirley Clarke ise yeni filmini finanse etmeye çalışmakta ve bu süreçte zorlanmaktadır. Stüdyonun zorlamaları karşısında sanatsal tercihlerinden taviz vermeye başlarken, Agnès Varda da bir sahnede kendisine eşlik eder.

DAGEROTİPLER, 1975

9 Mart, 13.00

Oyuncular: Rosalie Varda

Dagerotipler Varda’nın, fotoğraf tarihinin öncüsü Louis-Jacques-Mandé Daguerre’e saygısı niteliğinde, ona adadığı bir belgesel. Paris’in 14. bölgesindeki küçük dükkânların yer aldığı Montparnasse’a komşu – yönetmenin de evinin bulunduğu – Daguerre sokağının küçük bir bölümünde geçen film, Varda’nın arkadaşlarının ve komşularının esprili, içten bir sunumu. Farklı insanların, hayatlarını kazanmak için uğraştıkları işlerle kurdukları gündelik ilişkileri ele alan yönetmen, bu kişileri kameraya alırken onları alabildiğine özgür bırakıyor ve böylece farklı portreler ortaya çıkıyor. Filmde konu edilen kişilerin her biri kameranın varlığına çok çeşitli tepkiler veriyor.

BİRİ ŞARKI SÖYLÜYOR, DİĞERİ SÖYLEMİYOR, 1976

14 Mart, 19.00

Oyuncular: Thérèse Liotard, Valérie Mairesse, Robert DadièsHikâye, kadın hareketinin ivme kazandığı 1970’ler Fransası arka planında, birbirine benzemeyen iki kadının kesişen hayatları etrafında gelişiyor. Suzanne iki küçük çocuğunun babası olan bir fotoğrafçıyla birlikte yaşamaktadır. Üçüncü çocuğuna hamile olduğunu öğrenir fakat bu çocuğa bakacak durumu yoktur. Bu sırada tanıştığı Pomme, Suzanne’in kürtaj sürecinde ona destek olur. Yıllar sonra Suzanne çocuklarıyla birlikte ailesinin çiftliğine taşınır. Kadın hareketine şarkılarıyla destek veren Pomme ise evlenerek İran’a yerleşir fakat işler onun da umduğu gibi gitmeyecektir. Hayatlarının izlediği farklı yollar ise bu iki kadını birbirinden koparmaya yetmeyecektir. İki kadının kız kardeşliğinin, dostluğunun, dayanışmasının hikâyesi; yönetmenin, kendisinin de parçası olduğu kadın hareketine bir armağanı.

FISILDAYAN DUVARLAR, 1980

7 Mart, 15.00

Oyuncular: Juliet Berto, Judy Baca, Mathieu Demy

Varda 1979 yılında Fransa’dan Los Angeles’a döndüğünde, şehrin duvarlarını süsleyen duvar resimleri hakkında bir belgesel çeker. Şehre canlılık katan, renk ve konu zengini bu resimler burada yaşayan farklı topluluklar için bir ifade alanı olmuştur. Hem anlatıcı hem tur rehberi hem de bir tarihçi gibi davranan Varda, 1960’ların sonundaki Melekler Şehri deneyiminin ayrılmaz bir parçası olan bu sanatsal dışavurumların tarifsiz ruhunu yakalamaya çalışıyor. Duvar resmi yapan sanatçılarla söyleşilerin de yer aldığı filmde Varda, sınır tanımayan merakı ve kendine has duyarlı yaklaşımıyla seyirciyi bu şehrin rengârenk duvarlarındaki gizemli hikâyelerin izini sürdüğü benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor.

YALANCI BELGESEL, 1981

7 Mart, 17.00

Oyuncular: Sabine Mamou, Mathieu Demy, Lisa Blok-Linson

Fransızcada belgesel anlamına gelen “documentaire” ile yalancı anlamına gelen “menteursözcüklerinin birleşiminden oluşan film, orijinal adıyla Documenteur,
Yalancı Belgesel: Bir Duygu Filmi
olarak da biliniyor. Varda, bu filmi, Los Angeles’taki duvar resimlerini konu edindiği belgeseli Fısıldayan Duvarlar’la birlikte izlenmek üzere çeker. Hatta Yalancı Belgesel, Fısıldayan Duvarlar’ın son karesiyle açılmaktadır. Emilie, Amerikalı sevgilisinden yeni boşanmış bir Fransız’dır ve küçük oğluyla birlikte Los Angeles’ta tek başına bir hayat kurmak için çabalamaktadır. Bir yandan bir sinemacı için daktilo işi yaparken bir yandan da ev bulup bir düzen kurmaya çabalar.

ÇATISIZ KURALSIZ, 1985

24 Mart, 16.00

Oyuncular: Sandrine Bonnaire, Macha Méril, Stéphane Freiss

Varda’nın dış sesiyle, belgesel tarzına işaret eden açılışına karşın film, Yurttaş Kane misali başkahramanın ölümüyle başlayıp onun hayatına değmiş kişilerin tanıklıkları ve geriye dönüşlerle ilerleyen bir yapıya sahip. Bir sabah hendekte ölü bir kadın bedeni bulunur. Polis bu kötü giyimli ve bakımsız genç kadının kimliğini tespit edemez. Orta sınıfa mensup bir aileye doğan, sekreterlik eğitimi aldıktan sonra bir ofiste çalışmaya başlayan ancak bu hayattan nefret ederek yollara düşen Mona, tespit edilebilecek tüm kimliklerden sıyrılarak yaşamayı seçmiştir. Sırtında taşıdığı çantasında temel eşyalar ve çadırıyla gezerek berduş hayatı yaşar. Hiçbir şey umurunda değildir, sadece ilerler. Hayatının son döneminde yolunun kesiştiği insanlarda tiksinti ve korku uyandırsa da, bu korku ve rahatsızlık kısmen – iyi veya kötü – başka bir hayatın mümkün olduğunu göstermesinden kaynaklanır ve taviz vermeye yanaşmadığı özgürlüğü hınçla karışık, örtük bir imrenme duygusu yaratır.

KUNG FU MASTER!, 1987

16 Mart, 16.00

Oyuncular: Jane Birkin, Mathieu Demy, Charlotte GainsbourgAgnès Varda’ya göre film, oyuncu kadrosu bakımından Jane Birkin’e eşlik eden kurmaca bir aile projesidir. Filmde, gerçek yaşamdaki iki kızı Charlotte Gainsbourg ve Lou Doillon ile birlikte kamera karşısına geçen Jane Birkin, iki kız annesi bekâr bir kadın olan Mary Jane’i oynar. Mary Jane, kızlarından birinin arkadaşı olan Varda’nın oğlu Mathieu Demy tarafından canlandırılan Julien’e aşık olur. Fakat acaba bu hakikaten aşk mıdır? Yoksa orta yaşlarındaki yalnız bir kadının zamanı geri döndürme çabası mı? AIDS’in dünyaya korku salmaya başladığı dönemde geçen film, yaşlanma ve yalnızlık, masumiyet ve aşk üzerine benzersiz bir inceleme ve kadının öznelliğini ön planda tutan nadir filmlerdendir.

AGNÈS VARDA’YA GÖRE JANE BİRKİN, 1987

16 Mart, 14.00

Oyuncular: Jane Birkin, Jean-Pierre Léaud, Philippe LéotardAgnès Varda’nın bu filmi kendi deyimiyle “hayalî bir biyografik film”dir. Yönetmen klasik bir biyografik filmin kalıplarına sıkışmak yerine bir dizi fantezi sekansı kurgular. Sanatçı ve ilham perisinin rollerini mercek altına alan film boyunca Birkin yeni bir karaktere bürünür. Filmde yer verilen fantezi sekanslarının her biri Birkin’in gerçek hayatına göndermede bulunan yorumlamalardır. Fransız Yeni Dalga akımıyla ilişkilendirilen onca isim arasında gösterişten en uzak duran yönetmen sayılabilecek Varda, bu filmde de oyuncusuyla çok dolaysız ve duygu yüklü bir ilişki kurar. Öyle ki, kameranın içinden uzanarak Birkin’e adeta dokunduğunu hissedebilirsiniz.

NANTES’LI JACQUOT, 1991

17 Mart, 16.00

Oyuncular: Philippe Maron, Edouard Joubeaud, Laurent Monnier

Nantes’lı Jacquot; Lola, Cherbourg Şemsiyeleri, Rochefort’un Genç Kızları gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni Jacques Demy’nin Nantes kentinde geçen çocukluğunu ve gençliğini ele alıyor. Film Demy’nin yaşamı ile ilgili olmasının yanında, eşi Agnès Varda’nın, birkaç ay sonra kaybedeceği sevgili kocasına görüntülerle yazdığı bir aşk mektubu. Küçük Jacquot (Jacques adının kısaltılmış hali) ailesinin sahip olduğu oto bakım atölyesinin üst katında yaşar. Çok genç yaşına rağmen, sinema ve film yönetme hayalleri kuran Jacquot, ilk filmlerini çevirmek için küçücük bir kamera satın alır. Ardından bir sinema okuluna kaydolmak üzere Paris’in yolunu tutar.

ROCHEFORT’UN KIZLARI 25 YAŞINDA, 1992

17 Mart, 14.00

Oyuncular: Catherine Deneuve, Agnès Varda, Michel Legrand

Jacques Demy 1991’de ölünce eşi Agnès Varda, Demy’nin imzasını taşıyan Rochefort’un Genç Kızları filminin başkişilerini yeniden bir araya getiren bir 25. yıl kutlaması olarak bu filmi çekti. “Mutluluğun anısı, belki de mutluluğun ta kendisidir” cümlesiyle tanıtılan ve hem Demy’nin filminin çekildiği 1966 yazının görüntülerini hem de 1992’de Rochefort’daki 25. Yıl kutlamalarını melankolik bir bakışın yanı sıra mutlulukla yansıtan film, her şeyden önce Varda’nın eşine aşkının bir ifadesi.

101 GECE, 1994

21 Mart, 16.00

Oyuncular: Michel Piccoli, Marcello Mastroianni, Henri Garcin

Agnès Varda’nın sinemayı ve sinefilleri büyük bir sevgi ve neşeyle selamladığı bu filmde Michel Piccoli, duvarları film afişleri ve sinema tarihine dair hatıralarla bezeli; gösterişli, büyük bir evde yaşayan yüz yaşındaki eksantrik sinema delisi Simon Cinéma rolünde karşımıza çıkıyor. Simon, hatıralarını kaydetmesine yardımcı olmak üzere 101 gün boyunca onu ziyaret edecek genç bir sinema öğrencisini işe alır. Bunun üzerine film bizi Simon Cinéma’nın sinemaya dair hatıralarında baş döndürücü bir yolculuğa çıkarır. Onlarca filmden parçaların yanı sıra sinema sohbetlerinin de yer aldığı eğlenceli bir şova dönüşen bu yolculuğa Catherine Deneuve, Jeanne Moreau, Jean-Paul Belmondo, Robert De Niro, Harrison Ford ve Harry Dean Stanton gibi birçok ünlü oyuncu kendi sinema kariyerlerine ve deneyimlerine dair anılarını paylaşmak üzere bizzat katılırlar.

JACQUES DEMY’NİN DÜNYASI, 1995

24 Mart, 14.00

Oyuncular: Anouk Aimée, Richard Berry, Nino Castelnuovo

“Jacques’ın çocukluğu üzerine bir film yaptıktan sonra (Jacquot de Nantes, 1991) niyetim sinemacı Jacques Demy üzerine mümkün olduğunca nesnel bir belgesel yapmaktı. Birçok tanıklık elde ettim. Kendim de anılarım ve kendisi hakkında belgelerle katkıda bulundum ama çoğunlukla sözü dostlarına, yakınlarına, kendisiyle beraber çalışmış olan oyunculara, sevenlerine ve onu tanımamış olmakla birlikte evreninde doğal olarak yer alan üç genç kıza bıraktım.” Varda, Jacques Demy’nin Dünyası’nı işte bu sözlerle anlatır. Genç yaşta kaybettiği eşinden bir türlü ayrılamıyormuş gibi, Demy’nin bu defa işiyle, filmleriyle, sanatçı kişiliğiyle ilgilenir.

TOPLAYICILAR, 2000

9 Mart,15.00

Oyuncular: François Wertheimer, Agnès Varda, Bodan Litnanski

Agnès Varda Fransa’yı neredeyse baştanbaşa dolaşarak, toplayıcılar, koleksiyoncular ve mucitlerle bir araya gelerek çektiği bu filminde, başka insanların bıraktıklarını ihtiyaçtan, tercihen ya da şans sonucu toplayan insanları perdeye taşıyor. Bu insanların dünyaları izleyiciyi de derinden sarsıyor, çünkü bu tuhaf ya da muhtaç bulduğumuz, acıdığımız insanların dünyaları sürprizlerle dolu, etkileyici bir dünya. Varda, sıradan insanların gündelik hayatlarını ele alarak toplumsal ilişkileri aşağıdan yukarıya bir bakış açısıyla inceleyen sosyal bilimcilerin yaptığını sinema aracılığıyla yapıyor. Film çekmenin de bir toplama edimi olduğunu düşünen Varda, bizi toplayıcı insanların dünyasında bir yolculuğa çıkardığı bu filminde merakın yaşı olmadığını bir kez daha hatırlatıyor.

TOPLAYICILAR… İKİ YIL SONRA, 2002

9 Mart,17.00

Oyuncular: Bodan Litnanski, Macha Makeïeff, Agnès Varda

2000 yılında çektiği Toplayıcılar belgeselinin devamı niteliğindeki filminde Varda, Toplayıcılar’ı çekerken tanıştığı insanları iki yıl sonra yeniden ziyaret ediyor ve ilk filmin etkisiyle kendisine ulaşan yeni insanlara kamerayı çeviriyor. Fiziksel, ekonomik ya da manevi bir takım zorluklara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanların hayatlarından kesitler sunan filmde, yönetmen sadece temel birkaç soru soruyor ve dinliyor. İlk filmin etkisiyle yaşadıkları ilgiden memnun olanlar, hayatlarına olumlu yön verebilenler ya da büyük zorluklar atlatanlar dahil, herkese aynı mesafeden yaklaşarak, sadece seyircinin o anı yaşamasına olanak veriyor.

AGNÈS’İN PLAJLARI, 2008

23 Mart,15.00

Oyuncular: Agnès Varda, André Lubrano, Blaise Fournier

“İnsanların içi incelense, manzaralar bulunur orada. Bana gelince, içimi açarlarsa eğer, plajlar bulurlar.” Agnès Varda kendisini böyle anlatıyor. Bu otobiyografik belgeselde yaşamının bölümlerini oluşturan plajlara dönen Varda, kendi filmleri, imgeleri ve röportajları arasında sahneye çıkıyor. Yaşamı boyunca küçük defterlerde biriktirdiği notların ve topladığı fotoğrafların damga vurduğu filmde yönetmen, bir sahne fotoğrafçısı olarak çalışmaya başlamasını, sonra dünya sinemasında büyük etki yaratan Fransız Yeni Dalgası’nın erken dönem yönetmenlerinden biri oluşunu, kendisi de yönetmen olan eşi Jacques Demy ile yaşadıklarını, feminizmini, Küba, Çin ve ABD’ye yolculuklarını, bağımsız yapımcı olarak yaşamını ve ailesini mizahi ve duygulu bir dille paylaşıyor.

MEKÂNLAR VE YÜZLER, 2017

14 Mart, 17.00

Yönetmenler: JR, Agnès Varda

Mekânlar ve Yüzler, son derece özel bir karşılaşmanın, benzersiz bir işbirliğinin filmi: Agnès Varda ile Fransız sokak sanatçısı ve fotoğrafçı JR’ın ortak proje-filmi. 60 yılı aşkın bir süredir sinemadan fotoğrafa, video yerleştirmeden heykele yapıtlar üreten 90 yaşındaki sanatçı Varda, genç JR ile birlikte Fransa’nın köylerini geziyor. İkili bir yandan halkla sohbet ediyor, fotoğraflar çekiyor, çektikleri fotoğrafları sergiliyor, bir yandan da dost olup birbirlerini daha iyi tanımaya çalışıyor. Mekânlar ve Yüzler, iki çok özel sanatçının sanat, yaş almak, paylaşmak ve gezmek hakkında yarattıkları son derece sıcak ve özel bir günce-gezi filmi.

SİNEVARDAFOTO, 2004

23 Mart, 13.00

Sinevardafoto, Agnés Varda’nın kronolojik olarak tersine ilerleyen üç kısa filminden oluşuyor. Varda, Toplayıcılar’da hem felsefi hem de siyasal bir eylem olarak ele aldığı toplayıcılığa bu defa kendi hayatından örnekler sunarak kişisel bir boyut kazandırıyor. Üç kısa film arasındaki en açık bağlantı, üçüne de fotoğrafların ilham vermiş olması. Filmin adının da ele verdiği üzere sineması ile fotoğrafçılığının tam ortasında konumlanan Varda, seyirciye, kendi geçmişi ve bugününün yanı sıra fotoğrafçılığın ve sinemanın şu andalığını ve geçmişliğini göstermeye çalışırken nostaljiye düşmek şöyle dursun, yaşamı hiç eksilmeyen tutkusu ve duyarlılığıyla bir kere daha kavrıyor.

YDESSA, THE BEARS AND ETC., 2004-Üç film içinde en uzun ve dijital çekilmiş tek film olan Ydessa, the Bears and Etc., Holokost’ta hayatta kalan bir ailenin kızı olan, koleksiyoncu ve küratör Ydessa Hendeles’in filme adını veren sergisi hakkında. Oyuncak ayılarıyla poz vermiş insanlara ait binlerce eski fotoğrafa yer verilen sergi, Nazi Almanyası’nda masumiyetin yitimine odaklanıyor. Varda Toplayıcılar’da olduğu gibi yine kamerasını sıradanlıkları nedeniyle gözden kaçanlara çevirerek onların anlam ve değerini teslim ediyor.

ULYSSE, 1982- İkinci film Ulysse, yönetmenin 1954’te henüz öğrenciyken çektiği bir fotoğrafın izini sürüyor. Bu filmde deniz kıyısında çıplak bir erkek, sinmiş bir çocuk ve ölü bir keçiyi gösteren siyah beyaz fotoğraftaki modelleriyle görüşüp konuşan Varda, esasen fotoğrafına bağlam kazandırırken kendi çekim deneyimi, sanatçı ile nesnesi ve evrensel ile kişisel arasındaki ilişki üzerine kafa yoruyor.

SALUT LES CUBAINS – 1963

KÜBALILARA SELAM OLSUN, 196- Üçüncü ve son kısa film Salut les Cubains ise Varda’nın Küba Devrimi’nden kısa süre sonra Küba’da çektiği siyah beyaz fotoğrafların, ünlü oyuncu Michel Piccoli tarafından seslendirilmiş 30 dakikalık bu kolajı tarihi bir eşikten geçmekte olan Küba’nın gündelik hayatını gözler önüne seriyor.

AGNÈS’İN KISALARI – 1

10 Mart, 14.00

KADINLARIN CEVABI (BİZİM BEDENİMİZ BİZİM CİNSİYETİMİZ), 1975

Oyuncular: Catherine, Agnès Varda, Maryline Even

Yönetmen bir televizyon kanalı için çektiği bu filmde, çeşitli kadınları kamerasının karşısına alıp onlara seks ve arzuya, reklamlara ve anneliğe dair sorular soruyor, kadınlar da cevap veriyor.

KARA PANTERLER, 1968

Oyuncular: H. Rap Brown, Stokely Carmichael, Eldridge Cleaver

Oakland’da, Kara Panter Partisi’nin kurucularından Huey Newton’ın serbest bırakılması için düzenlenen protestolardan birini görüntüleyen Varda, partinin Newton dahil önde gelen başka isimleriyle de görüşmelerini kayıt altına alır.

YANCO AMCA, 1967

Oyuncular: Jean Varda, Tom Luddy, Agnès Varda

Yönetmen, San Francisco’da bulunduğu sırada Jean Varda adında daha önce tanışmadığı“Yanko” lakaplı bir akrabası olduğunu öğrenir. Yanko, Sausalito kıyısında bir yüzer evde yaşayan, hippi dostlarıyla renkli bir hayat süren bir ressamdır.

GÜLÜM ELSA, 1965

Oyuncular: Louis Aragon, Michel Piccoli, Elsa Triolet

Şair çift Louis Aragon ve Elsa Triolet aşklarını, evliliklerini ve gençliklerini anlatıyor. Aragon’un şiirlerinden tanıdığımız Elsa sözü devralıyor.

SAHİLDE, 1958

Oyuncular: Roger Coggio, Anne Olivier, Jacopo Nizi

Fransız Rivierası’nın masmavi göğünün altında tutulan nostaljik ve mizahi bir gezi günlüğü.

İRAN’DA AŞK KEYFİ, 1976
Oyuncular:
Valérie Mairesse, Ali Rafie, Thérèse Liotard

Biri Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor’dan tanıdığımız genç çift, aşklarının yansımasını İran’ın eşsiz mimarisinde buluyor.

AGNÈS’İN KISALARI- 2

14 Mart, 13.00

MAC DONALD KÖPRÜSÜ NİŞANLILARI, 1961

Oyuncular: Anna Karina, Jean-Luc Godard, Emilienne Caille

Varda, 5’ten 7’ye Cléo filminde de görülen bu kısa filminde Amerikan sessiz komedilerinin bir parodisini yapıyor. Filmin oyuncuları arasında yönetmen Jean-Luc Godard, Anna Karina ve Eddie Constantine gibi tanıdık simaları izliyoruz.

SÖZÜMONA KARYATİDLER, 1984

Paris mimarisinde sık rastlanan çıplak veya yarı çıplak kadın heykelleri olan Karyatidlerin görüntülerine Baudelaire’in şiiri ve Offenbach’ın müziği eşlik ediyor.

7 ODA, MUTFAK, BANYO… BU FIRSAT KAÇMAZ, 1984
Oyuncular:
Hervé Mangani, Louis Bec, Saskia Cohen Tanugi

Yönetmen; satılmayı bekleyen, eşyasız, geniş bir evin içinde dolaşırken “boş mekâna” yüklediğimiz çeşitli anlamları sorgulamamızı sağlıyor.

ÇOK GÜZEL MERDİVENLERİN VAR, BİLİYOR MUSUN?, 1986
Oyuncular:
Isabelle Adjani, Agnès Varda

Varda’nın, 1986’da 50. yılını kutlayan Fransız Sinemateki’ne armağanı olan ve Isabelle Adjani’nin seslendirdiği film, mekânın ünlü merdivenleri ile merdivenler ekseninde gelişen klasik film görüntülerine odaklanıyor.

UÇARI ASLAN, 2003
Oyuncular:
Julie Depardieu, Frédérick E. Grasser-Hermé, Silvia Urrutia

Filmlerinde mimari unsurlara ustalıkla odaklanan Varda bu defa Paris’in 14. bölgesindeki Belfort Aslanı etrafında geçen bir aşk hikâyesi anlatıyor.